Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı

ESRA KAYA

TTGV Öncül Proje Programı Program Uzmanı


İklim ve enerji alanında iyi bir fikir geliştirmek zor. Asıl zorluk ise bu fikri gerçek dünyada çalışan, müşterisi olan, finanse edilebilen ve ölçeklenerek anlamlı etki yaratan bir çözüme dönüştürmek.

İklim değişikliği; enerji sistemlerinden sanayiye, ulaşımdan gıdaya, malzemelerden suya kadar pek çok alanda yeni teknolojilere ve iş modellerine duyulan ihtiyacı artırıyor. Bu nedenle iklim krizi yalnızca çözülmesi gereken küresel bir sorun değil, aynı zamanda çok büyük bir inovasyon ve girişimcilik alanı.

Ben Soltoff, Bill Aulet, Tod Hynes, Francis O’Sullivan ve Libby Wayman tarafından kaleme alınan İnsanlar ve Gezegen için Çözümler Geliştirmenin 24 Adımı İklim ve Enerji Girişimleri İçin Disiplinli Girişimcilik, tam da bu noktadan hareket ediyor: İklim ve enerji alanında geliştirilen bir teknoloji veya fikir, nasıl başarılı ve ölçeklenebilir bir girişime dönüştürülebilir?

Kitap, MIT’de yaklaşık yirmi yıldır yürütülen Climate & Energy Ventures programındaki deneyimi Bill Aulet’in Disciplined Entrepreneurship yaklaşımıyla bir araya getiriyor. Ancak bunu yaparken iklim ve enerji girişimlerinin kendine özgü koşullarını merkeze alıyor. Çünkü bu alanda uzun geliştirme süreleri, yüksek sermaye ihtiyacı, büyük şirketlerle çalışma zorunluluğu ve altyapı ölçeğinde uygulama ihtiyacı, girişimcilik yolculuğunu daha karmaşık hale getiriyor. Kitabın da ortaya koyduğu gibi, bu girişimler çoğu zaman tek bir “ölüm vadisi” değil, farklı aşamalarda birden fazla kritik eşikle karşılaşıyor.


“İyi Bir Teknoloji, Tek Başına İyi Bir Girişim Değildir.”


Kitabın en güçlü mesajlarından biri bu. Bir teknolojinin laboratuvarda çalışması, müşterinin gerçek bir sorununu çözdüğü veya ekonomik olarak uygulanabilir olduğu anlamına gelmiyor. Bu nedenle 24 adımlık yol haritası doğrudan ürün geliştirmekle değil, daha temel bir soruyla başlıyor: “Hangi problemi çözmeliyiz?”

Girişimci önce büyük bir toplumsal ya da çevresel problemi, müşterinin yaşadığı somut bir ihtiyaca dönüştürmeye yönlendiriliyor. Mevcut çözümler, sektör oyuncuları, pazarın zamanlaması ve teknolojiye duyulan ihtiyaç değerlendiriliyor. Ardından bir başka kritik soru geliyor: “Bu problemi çözmesi gereken kişi gerçekten ben miyim?” Kitapta “Girişimci–Problem Uyumu” olarak ele alınan bu yaklaşım; girişimcinin yetkinliklerini, deneyimini ve motivasyonunu birlikte düşünmesini öneriyor. Özellikle iklim ve enerji alanında ticarileşme yolculuğunun uzun, maliyetli ve sabır gerektiren yapısı düşünüldüğünde bu uyum daha da önemli hale geliyor.


İnsan, Gezegen ve Ekonomik Değer


Kitap, girişim başarısını yalnızca klasik ürün-pazar uyumuyla tanımlamıyor. Çerçevenin merkezinde insan, gezegen ve ekonomik değer birlikte yer alıyor. Bir iklim girişiminin müşteriye gerçek değer sunması, finansal olarak sürdürülebilir olması ve ölçeklendiğinde anlamlı bir iklim etkisi yaratması gerekiyor.

Bu yaklaşım problem, çözüm, müşteri, finansman, politika, gezegen ve ölçeklenme olmak üzere yedi temel başlık altında şekilleniyor. Kitap boyunca girişimciye “Kim, ne için ve neden ödeme yapacak?”, “Ortam çözümü destekliyor mu?” ve “Başarılı olursak gerçekten anlamlı bir etki yaratacak mıyız?” gibi sorular yöneltiliyor. Böylece teknoloji; pazar, politika, finansman ve etki boyutlarından ayrı değil, bunlarla birlikte ele alınıyor.


Varsayımdan İlk Ticari Ölçeğe

Kitap teorik bir çerçeve sunmakla yetinmiyor, girişimin farklı aşamalarında kullanılabilecek somut araçları da sürece dahil ediyor.

Birincil Pazar Araştırması ile müşteri varsayımlarının doğrudan test edilmesini; Tekno-Ekonomik Analiz ile teknik performansın ekonomik uygulanabilirlikle birlikte değerlendirilmesini öneriyor. Pazar segmentasyonu, politika analizi, iş modeli, finansal planlama, iklim değer önerisi, kavram kanıtı, ilk pazar çekişi ve ilk ticari ölçekli uygulama ise bu yolculuğun birbirini tamamlayan adımlarını oluşturuyor.

Buradaki temel yaklaşım, varsayımları mümkün olduğunca erken ve sistematik biçimde sınamak. Çünkü iklim teknolojilerinde yanlış bir pazar varsayımı ya da gözden kaçırılan bir maliyet kalemi yalnızca zaman kaybına değil, uzun ve sermaye yoğun bir geliştirme sürecinin yanlış yönde ilerlemesine de neden olabiliyor. Politika ve düzenlemeler de bu nedenle arka planda kalan unsurlar değil; kimi zaman teknolojinin önündeki en büyük engel, kimi zaman ise yeni bir pazarın oluşmasını sağlayan doğrudan bir iş modeli bileşeni.


Ölçek Olmadan Etki de Yok


İklim teknolojilerinde başarı, yalnızca çalışan bir prototip geliştirmek değil. Asıl soru, çözümün gerçek dünyada anlamlı etki yaratacak kadar büyüyüp büyüyemeyeceği. Sermaye ihtiyacından üretim kapasitesine, tedarik zincirinden kurumsal iş birliklerine kadar pek çok kararın daha en başından ölçek hedefi gözetilerek verilmesi gerekiyor. Çünkü iklim sorunlarının büyüklüğü düşünüldüğünde yalnızca çalışan teknolojilere değil, çalışan ve yaygınlaşabilen teknolojilere ihtiyacımız var.


TTGV Perspektifinden Teknolojiden Etkiye


TTGV olarak 1991 yılından bu yana teknoloji ve inovasyonun dönüştürücü gücüyle karmaşık problemlere yenilikçi çözümler geliştirilmesini destekliyor; bilim, girişimcilik, sanayi ve finansman dünyasının farklı aktörlerini bir araya getiren mekanizmalar tasarlıyoruz. İklim değişimini de yalnızca çevresel bir mesele değil; teknoloji geliştirme, sanayi dönüşümü, yatırım ve rekabetçilik boyutları bulunan sistemik bir dönüşüm alanı olarak görüyoruz.

Bu nedenle iklim teknolojilerinde yalnızca daha fazla fikre değil; doğru problemleri hedefleyen, teknik ve ekonomik olarak doğrulanmış, gerçek müşterilerle test edilmiş, finansman stratejisi oluşturulmuş ve ölçeklenme potansiyeli taşıyan çözümlere ihtiyaç olduğuna inanıyoruz. Kitabın yaklaşımı da bu bakış açısıyla güçlü biçimde örtüşüyor.

TTGV olarak bu kitabı Türkçeye kazandırırken girişimcilerin, araştırmacıların, yatırımcıların ve kurumların kullanabileceği ortak bir düşünme ve uygulama çerçevesinin ülkemizde yaygınlaşmasına katkı sunmayı amaçlıyoruz. Çünkü iklim ve enerji dönüşümünde asıl başarı yalnızca iyi fikirler üretmekte değil; bu fikirleri insan, gezegen ve ekonomi için değer yaratan ölçeklenebilir çözümlere dönüştürebilmekte yatıyor.



TTGV e-bültenine katılmak ve
bizden haberdar olmak için
kayıt olabilirsiniz.