Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı

Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV), sürdürülebilir kalkınma vizyonuyla uyumlu şekilde, çevresel etkiyi minimize eden tasarım anlayışlarını Türkiye’de yaygınlaştırmak amacıyla önemli bir adım attı. 17 Haziran’da gerçekleştirilen Eko Tasarım Paydaş Toplantısı, bu alandaki ihtiyaçları ve fırsatları değerlendirmek, küresel gelişmeleri Türkiye ölçeğinde ele almak amacıyla birçok paydaşı bir araya getirdi.


Küresel Dönüşüm: Eko Tasarım Artık Yasal Bir Zorunluluk
Avrupa Birliği’nin yeni “Sürdürülebilir Ürünler için Eko Tasarım Tüzüğü (ESPR)” ile eko tasarım, çevreye duyarlı ürün tasarımının ötesine geçerek yasal yükümlülük haline geldi. Yeni yönetmelik; ürünlerin dayanıklılığı, onarılabilirliği, enerji verimliliği, geri dönüştürülebilirliği gibi kriterleri zorunlu kılıyor. Ayrıca Dijital Ürün Pasaportu (DPP) uygulamasıyla ürün bilgileri daha şeffaf biçimde izlenebilir hale gelecek. Bu yapı, Avrupa’daki diğer yeşil regülasyonlarla (CBAM, CSRD, Yeşil Taksonomi vb.) entegre çalışarak sürdürülebilir üretimi standartlaştırmayı hedefliyor.


Türkiye’deki Durum: Farkındalık Artıyor, Yapısal Eksikler Devam Ediyor
Türkiye’de eko tasarım konusunda özellikle tekstil ve çelik sektörlerinde ciddi potansiyel olsa da, uygulamada önemli engeller bulunuyor. Tekstil alanında ürün çeşitliliği ve hızlı moda kültürü, sade ve uzun ömürlü ürün tasarımını zorlaştırırken; çelik sektöründe geri dönüşüm ve malzeme kalitesi arasında kurulan denge kritik önem taşıyor. Tüm sektörlerde şeffaf veri altyapısı, yaşam döngüsü analizlerinin güvenilirliği ve tüketici farkındalığı, eko tasarımın başarısında kilit faktörler arasında yer alıyor.


TTGV Ne Hedefliyor?
Eko tasarım yaklaşımının sektörlerde yaygınlaşması ve bu alanda çalışan kişi ve kurumların birlikte bilgi paylaşımı yaparak fikir geliştirecekleri ortamlara zemin hazırlamak yolunda gerçekleştirilen bu toplantı, yalnızca başlangıç niteliğinde bir adım olmanın ötesinde; aynı zamanda TTGV’nin bu alandaki yön gösterici ve kolaylaştırıcı rolünü güçlendiren yapıcı bir diyalog ortamı da oluşturdu. Katılımcıların farklı sektörlerden getirdiği perspektifler, sürdürülebilir üretim pratiklerinin hayata geçirilmesinde ortak akıl ve iş birliği vurgusu ile yetkinliklerin gelişimi ve eko tasarım ihtiyaçlarının içselleştirilmesine katkı sunuyor.

Eko tasarım yalnızca çevresel bir konu olarak değil, aynı zamanda stratejik bir rekabet avantajı olarak ele alınmalı. Özellikle ihracat pazarlarında yer almayı sürdürebilmek, önümüzdeki dönemde bu regülasyonlara uyum sağlayan ürünler geliştirmekten geçiyor. Türkiye’nin ihracatının %25’ini etkileyeceği öngörülen DPP gibi uygulamalar, TTGV’nin destek mekanizmalarını bu yöne çevirmesini kaçınılmaz hâle getiriyor.

TTGV, bu toplantıyla birlikte çevresel sürdürülebilirliği ürün geliştirme süreçlerine entegre eden kurumsal birikim ve reflekslerin gelişimini teşvik etmeyi; eko tasarımı proje bazlı bir yaklaşımın ötesine taşıyarak, stratejik karar alma süreçlerinin, organizasyonel kültürün ve iş yapış biçimlerinin doğal bir unsuru hâline getirmeyi ve Türkiye’deki üretici firmalar ile paydaşlar için bu dönüşümün temelini oluşturmayı hedefliyor.

TTGV e-bültenine katılmak ve
bizden haberdar olmak için
kayıt olabilirsiniz.