Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı

DR. CANKUT KAAN BOLAT

TTGV Öncül Proje Programı Program Uzmanı

Türkiye’de özel sektörün uluslararası alanda rekabetçi bir şekilde ölçeklenebilmesi için teknoloji ve inovasyon destekleri sağlamak konusunda kamusal alanda yetkisi olan bir sivil toplum örgütü olan TTGV, kurulduğu günden bu yana Türkiye’nin stratejik teknoloji geliştirme misyonu çerçevesinde, birçok kritik dönüm noktasında sisteme yön veren dokunuşlarıyla varlığını göstermiştir. 21. yüzyılın en büyük tartışma konularından biri olan iklim krizi çerçevesinde, iklim teknolojilerinin bu konudaki öneminin farkında olan ve bu yüzden iklim teknolojilerine yönelmiş olan TTGV; ortaya koyduğu talep yönlü programlarla dünyada ve Türkiye’de gelişmekte olan teknolojilere yatırımı teşvik etmekte, arz yönlü programlarıyla uygulama temelli komüniteler oluşturarak tüm paydaşları profesyonel olarak bir araya getirmekte, diğer programlarıyla yeni teknolojilerin ticarileşmesine ve Türkiye sanayisinin temiz teknolojilere geçişine önayak olmaktadır. 2018 yılında TTGV’nin kendine özgü geliştirme metodolojisiyle ortaya koyduğu Hit Tematik Geliştirme Programı’nın, yine TTGV tarafından benimsenen “Ölüm Vadileri” yaklaşımıyla birleşip iklim teknolojilerine uzanarak devam etmesi sonucunda ortaya çıkan “Öncül Proje Tohum Programı”, girişimlerin ve teknoloji sahiplerinin bilhassa Teknoloji Ölüm Vadisi’nden sağ çıkmasını sağlamaya odaklanmaktadır.

 

 

Odak alanını iklim teknolojilerine çevirdiğinden beri TTGV’nin sahada somut olarak yaptığı temel tespit; iklim teknolojilerinin gelişiminin, sunduğu geniş fırsat yelpazesine ek olarak, birtakım yapısal zorluklar içeriyor olmasıdır. Bu teknolojilerin büyük çoğunluğunun temel bilimleri içeren laboratuvar çalışmalarına dayalı olmaları, laboratuvar ölçeğinde umut vadeden birçok çözümün nadiren ticari bir çözüme dönüşebilmesi ve yapıları gereği var olan geleneksel teknolojilere alternatif olacak çözümler sunması gibi sebepler dolayısıyla bu teknolojik çözümlerin hem ticari hem teknik performansları piyasa oyuncuları tarafından sıkça sorgulanmaktadır. Tüm bunlara ek olarak piyasanın bu ileri teknolojilerden beklediği ölçeklenmenin beklendiği hızda gerçekleşmemesi, ticarileşme sürecini daha da problemli hale getirmektedir. Ölçeklenme ve bilgi birikiminin beklendiği hızda gelişememesi, bugüne kadar süregelen klasik risk sermayesi anlayışının da karmaşık ve zorlayıcı seçeneklere değil, yazılım temelli çözümlere yönelmesi ise bu teknolojilerin gelişebilmek için fon bulmasını zorlaştırmaktadır. Tüm bu tespitlerin sonucunda, TTGV olarak, iklim teknolojilerinin arz tarafında bir problem olduğu kadar talep tarafında da birtakım çıkmazları olduğunu gözlemlemekteyiz. Talep tarafı ile ilgili çıkmazların ise ancak altyapı yatırımcıları, işletmeciler ve politika yapıcıların birlikte hareket etmesiyle çözülebileceğine inanıyoruz. Tam da bu sebepten TTGV, tüm paydaşları bir araya getirmeyi ve büyük resmi birlikte oluşturmayı hedeflediği bir etkinlikler serisi planlamış, bu etkinlik serisine REACT (Rethinking Valorization of Climate Technologies, İklim Teknolojilerinde Kıymetlendirmenin Yeniden Düşünülmesi) adını vermiş ve bu serinin lansmanını 28 Kasım 2024 tarihinde İstanbul’da, Pera Palace’ta gerçekleştirmiştir.

 

TTGV, yeni tasarlamış olduğu Tohum Programı ile, Türkiye’de iklim teknolojileri özelinde derin teknolojiler üzerine çalışan teknoloji sahiplerini tespit etmeyi, bu teknoloji sahipleri ile birlikte çalışarak onların teknolojilerini kıymetlendirmeyi hedeflemektedir. Öte yandan, Teknoloji Kıymetlendirme yaklaşımının ülkemizde henüz tam anlamıyla benimsenmediğini gözlemektedir. Kıymetlendirme bakış açısının tamamen anlaşılması ve kullanılabilmesi için iklim teknolojilerinin ticarileşmesindeki temel sorunların daha iyi anlaşılması, teknoloji kazanımı üzerine paydaşlarla tartışılması, sebep sonuç ilişkisi çerçevesinde bilgi birikiminin artırılması gibi konular kritik önem arz etmektedir. REACT etkinlik serisi ile TTGV, tam da bu konular çerçevesinde dinamik bir ağ kurma ve interaktif bir tartışma ortamı yaratarak iklim teknolojilerinin Türkiye’de kıymetlenmesini sağlamayı hedeflemektedir. Teknoloji sahiplerini, girişimcileri ve girişimci adaylarını, derin teknoloji yatırımcılarını, ticarileşmiş iklim teknolojisi girişimlerini, teknoloji transfer ofislerini, politika yapıcıları, kurumsal şirketleri ve dünyada Teknoloji Kıymetlendirme alanında çalışan kurumlardan temsilcileri ağırladığımız lansman etkinliğinde ise ortaya konan çıktılar ilk aşamada nasıl bir yol haritası çizilebileceğine dair ışıklar tutmaktadır. REACT etkinliğinin lansmanında Kıymetlendirme (Valorization) kavramının tanımı yapılmış, bilginin Ar-Ge ile desteklenerek değer yaratılması ve bu değerin yeni bir iş koluna dönüş süreci irdelenmiştir. Ardından Kıymetlendirme yaklaşımı teknoloji, inovasyon ve iklim teknolojileri çerçevesinde değerlendirilerek tartışmanın ana hatları çizilmiştir. Kurumsal risk sermayesi (Corporate Venture Capital, CVC) temsilcileri açısından erken aşama teknolojilerin ticarileşmesindeki stratejik yaklaşımlar, kurumların teknoloji sahipleri ile birinci elden yaşadıkları deneyimler irdelenmiş, aynı konu sonrasında özellikle uluslararası kamu kurumları ve kamu sermayesi perspektifinden değerlendirilerek teknoloji kıymetlendirmenin fonlanması konusunda tartışma altyapısı hazırlanmıştır. Kıymetlendirme çerçevesinde kurumsal şirketlerin bünyelerine dış teknolojileri nasıl kattıklarına dair uluslararası örnekler üzerinden devam eden tartışmada, iklim teknolojileri özelindeki yatırımların günümüzdeki genelgeçer yaklaşımın aksine yalnızca SaaS (Software as a Service, Yazılım Hizmetleri) ile sınırlı kalamayacağı vurgulanmış, çözüm için altyapı yatırımlarının da elzem olduğunun özellikle altı çizilmiştir. İklim teknolojilerinin doğası göz önünde bulundurulduğunda bu altyapı yatırımları çok yüksek riskli ve çok maliyetli görünmekle birlikte, bu yatırımlar yapılmadan temel sorunlar çözülemeyeceği için kurumsal şirketlerin bu alanda teknoloji satın alma perspektifine yaklaşımları tüm paydaşları etkilemektedir. Karar mekanizmasında bir diğer önemli faktör olan doğru modelleme, dijitalleşme ve dijital ikizlerin önemi ise yine yapılan tartışmalarda kendini göstermiş, teknoloji satın alma özelinde de bütüncül bir tartışma perspektifi sunulmuştur. Etkinliğin son kısmında ise Teknoloji Ölüm Vadisi’nden sağ çıkmak için neler yapılabileceği gerçek hayattan örneklerle tartışılmış ve Türkiye’nin kamusal, kurumsal, stratejik olarak erken aşama teknoloji sahipleri ile nasıl bir ilişki kurabileceği, kıymetlendirme çalışmalarında neler yapabileceğine odaklanılmıştır. Teknoloji Kıymetlendirme yaklaşımına iklim teknolojileri odağında bakan ve bu konuda bir tartışma ortamı yaratıp farklı bakış açılarını bir araya getirmeyi hedefleyen REACT etkinlik serisinin lansman gününden geriye birçok kıymetli tartışma ve bir sonraki etkinliğin nasıl şekilleneceğine dair merak kaldı. TTGV tarafında somut olarak görülen şeylerden birisi ise teknoloji kıymetlendirme yaklaşımının, iklim teknolojileri çerçevesiyle yola çıkılmış olsa da, daha geniş bir perspektifte değerlendirilerek Dönüştürücü Teknolojiler (Transformative Technologies) odağına alınabileceği oldu. TTGV, kuruluşundan bugüne olduğu gibi Türkiye’de özel sektörün ihtiyaçlarına yönelik teknoloji, inovasyon ve strateji dokunuşlarını yapmaya devam ederken bu çerçevede bugünden geleceğe uzanan bir soruna çözüm bulmaya, iklim teknolojilerine odağı baki kalacaktır. REACT etkinlik serisi ise bir sonraki aşamada Dönüştürücü Teknolojiler perspektifinden Teknoloji Kıymetlendirme yaklaşımına bakacak, iklim teknolojileri ile ilgili bilgi birikimini ise bu bakış çerçevesinde geliştirmeye, tartışmaya ve uygulamaya devam edecektir.

 

 

TTGV e-bültenine katılmak ve
bizden haberdar olmak için
kayıt olabilirsiniz.