“Korkuyorum ve kızgınım. Baba bu sorunu senin neslin yarattı. Düzeltmek de size düşüyor.” Bu sözler dünyanın en etkili yatırımcılarından biri olarak tanınan John Doerr’a Hız ve Ölçek: İklim Krizini Hemen Çözmeye Yönelik Bir Eylem Planı (Speed & Scale: An Action Plan for Solving Our Climate Crisis Now) kitabını yazdırdı. Çünkü ABD Eski Başkanlarından Al Gore’un Uygunsuz Gerçek Belgesel’ini izledikten sonra - o zaman on beş yaşında olan - kızının yüzündeki korku, duygularını kendisine anlatışı, iklim krizinin geleceğin değil, bugünün meselesi olduğunu düşünmesine neden oldu.
İklim krizini anlamaya, krizin çözümüne yönelik yatırımlar yapmaya karar vermesiyle birlikte konuyu araştırmaya, öğrenmeye ve etrafındakileri ikna etmeye çalışan Doerr ile TTGV tarafından Türkçeye kazandırılan kitabının fikir ve yazım sürecine dair konuştuk.
“İklim krizini çözmenin getireceği ekonomik fırsatlar
yeterince vurgulanmıyor. Sonuçta, gezegeni kurtarmak
onu yok etmekten daha ucuz.”
Bu kitabın çıkış noktası nedir?
Ailemi ve arkadaşlarımı 2006 yapımı, Al Gore’un iklim kriziyle ilgili belgeseli An Inconvenient Truth’un (Uygunsuz Gerçek) gösterimine götürdükten sonra, herkesin tepkilerini konuşmak üzere bir akşam yemeği organize ettim. Cumhuriyetçi arkadaşlarımdan bazıları, dünyanın ısınmasının insan kaynaklı olduğuna ikna olmamıştı. Ancak sıra kızıma geldiğinde bana doğrudan bakarak şöyle dedi: “Baba, korkuyorum ve kızgınım. Bu sorunu sizin nesliniz yarattı. Bunu düzeltmeniz gerek.”
Bu sözler beni derinden etkiledi. Daha fazlasını öğrenmeye, iklim krizini nasıl hafifletebileceğimi anlamaya ve bu çözümlere yatırım yapmaya karar verdim. İşte bu kitap o yolculuğun bir sonucu.
Net Bir Hedef ve Uygulanabilir Bir
Eylem Plânı
Bu kitabın yazılma amacı nedir?
Şu anda yaptıklarımız yeterli değil. Bu durum, halihazırda elimizde bulunan çözümleri hızla ölçeklendirmemizi ve ihtiyaç duyduğumuz yeni çözümleri ivedilikle geliştirmemizi gerektiriyor. İklim hareketi bugüne kadar pek çok hedefe sahipti; ancak bu kitabın amacı, net bir hedefi olan uygulanabilir bir eylem planı ortaya koymak:
2050 yılına kadar sera gazı emisyonlarını net sıfıra indirmek (ve 2030’a kadar bu hedefin yarısına ulaşmak).
Bu hedefe yönelik ilerlememizi OKR’lerle (Objectives and Key Results – Amaçlar ve Temel Sonuçlar) ölçmeliyiz. Kitabın temel amaçlarından biri de bu OKR’leri paylaşmaktır. Plan, bu hedefleri altı bileşenle tanımlar:
• Ulaşımı elektriklendirmek: Benzinli araçlardan elektrikli araçlara geçiş
• Şebekeyi karbonsuzlaştırmak: Elektriği fosil yakıtlar yerine rüzgar, güneş veya nükleer gibi kaynaklardan üretmek
• Gıdayı düzeltmek: Gıda israfını azaltmak, tarım sistemimizi iyileştirmek ve yüksek emisyonlu et ve süt ürünlerinin tüketimini azaltmak
• Doğayı korumak: Orman ve okyanus tahribatına karşı önleyici müdahalelerde bulunmak
• Sanayiyi temizlemek: Üretim süreçlerindeki karbon salımını azaltmak
• Karbonu atmosferden uzaklaştırmak
Bu Krizle Mücadele Etme Şansı Olan
Son Nesiliz
İklim krizi karşısında dünya neyle yüzleşmek zorunda?
Zaman daralıyor. Harekete geçme zamanı şimdi. Bu krizle mücadele etme şansı olan son nesiliz.
İklim değişikliği, zaten var olan eşitsizlikleri daha da büyütüyor. Krizden en çok etkilenecek olanlar, marjinalize edilmiş topluluklar ve daha az sanayileşmiş ülkeler olacak.
Aynı zamanda, gezegeni kurtarabilmek için gereken çözüm hızının ve ölçeğinin dünya genelinde muazzam değişimlere yol açacağına hazırlıklı olmalıyız. Bu dönüşüm ekonomik açıdan korkutucu olabilir, birçok sektör dönüşmek zorunda kalacak. Ancak, iklim krizini çözmenin getireceği ekonomik fırsatlar yeterince vurgulanmıyor. Sonuçta, gezegeni kurtarmak onu yok etmekten daha ucuz.
